İz Bırakanlar


 

DADAY'LI MİRALAY HALİT AKMANSU(1884-1953)

 

Asker ve siyaset adamı. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basan ve oradan Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak isteyen Mustafa Kemal'in çalışmalarını engellemek isteyen Elazığ Valisi Ali Galip'in girişimlerini engellemede başarılı oldu. Daha sonra Batı Cephesi'nin kuruluş çalışmalarında da üstün başarıları izlenen Halit Bey, Sakarya Meydan Savaşı'nda 3. Kafkas Tümeni, Başkomutanlık Meydan Savaşı'nda 5. Kafkas Tümeni komutanlığında bulundu.

 

Akmansü Kurtuluş Savaşı'nın son aşaması olan Başkomutanlık Meydan Savaşı sırasında tümenine bağlı bir birlikle Yunan Başkomutanı Trikopisi esir aldı. T.B.M.M.'nin birinci ve ikinci dönemlerinde de milletvekili olarak başarılı çalışmalar yapan Akmansü, Atatürk'ün önerisi ile komutanlık görevini bırakmış ve parlamenter olarak mecliste kalmıştır.

 


 

Ey Türk Oğlu...

 

Burası 2/3 Eylül 1922 Cumarfesi saat 22.30'da Yunan Orduları Başkumandanı General Trikopis ile maiyetinde Bulunan İkinci Kolordu Kumandanı 'Albay Vangelis, Albay Kallinalis ve kurmay başkanları ile yaverlerinin muzaffer Türk Ordularının Beşinçi Kafkas Tümeni Komutanı Kurmay Albay Dadaylı Halit Bey -Akmansü- tarafindan teslim alındığı yerdir. Burada çevreni gururla seyret... Türklüğün istiklâl aşkına ve Türk Ordularının kahramanlığına inan ve güvenini tazele. Türkün geleceğine hız alarak ayrıl"

 

 

Hayrettİn Hızır

 

Halil Hayrettin'in talebesi olan Hayrettin Hızır, Fatih'in hocasıdır. İstanbul'un büyük medreselerinde müderrislik yaptıktan sonra saraya geçmiş. Fatih Sultan Mehmet'in kendisine büyük saygı duyduğu alim olarak şöhret bulmuştur. Bu sırada İstanbul'da büyük imar faaliyetlerinde bulunarak cami ve medrese yaptırmıştır. "Unkapanı Medresesi" bunlardan biridir. H.970 yılında ölen Hayrettin Hızır, Kastamonu İlinin Daday ilçesindendir. Alim, fazilet sahibi, sohbeti hoş ve mütevazi bir şahsiyet olan hayrettin Hızırın devrin büyük alimlerin arasında da müstesna bir yeri vardı.

 

 

Hayrettİn Evhad

 

Kanuni Sultan Süleyman'ın Hocası olan bu zat Daday'da doğmuş ve Karakızoğlu namıyla şöhret yapmıştır. Bir çok medreselerde müderrislik görevlerinde bulunmuş, saraya intisap ederek Padişahın en yakın dostu olmuştur. Tarihi Hammer; Hoca Hayrettin için Kanuni Sultan Süleyman'ın Müderrislerle toplantısı olduğu zamanlarda yanından hiç eksik etmezdi demektedir.

 

 

Hasan ERER (Site Editörü Kenan ERER'in Büyük Dedesidir.)

 

1862 Yılında Kastamonu'da doğmuş 1914 yılında Daday'a gelip yerleşmiştir.Kastamonu'da Mevlevi tarikatına giren Hasan Erer,şeyhinin emri ile Konya'ya gitmiş,orada yedi yıl kalmıştır.Zaptiyelik,urgancılık gibi işlerde çalışmış,hazır cevaplılığı,geniş kültürü,nüktedanlığı ve hoş sohbeti ile meclislerin aranılan insanı olan Hasan Erer,emekli öğretmen Hasan Şipal'in ve torunlarının ifadelerine göre Atatürk'e şiirler yazmış,O'nu çok sevmiştir.Hasan Erer 8 Mayıs 1937 tarihinde ölmüş,vasiyeti üzerine mevlevi külahı ile birlikte Kıyık Türbesindeki mezarına gömülmüştür.

 

 

Sadi Çelebi

 

Kastamonu İlinin Daday ilçesinde dünyaya gelmiş, 1533 yılında Şeyhül-İslam olmuş ve 2. Şevval 1538 de vefat etmiştir. Zamanın bilgin ve müelliflerine göre; iç yapısı güzel, bütün tavır ve hareketleri övülmeye değer, lisanı hoş, cevabı yerinde, ahlakı temiz, muaşereti zarif ve daima hayır söyler bir kimse olarak biliniyordu.

 

 

Sadullah Sadi Efendi

 

Kastamonu'nun Daday kasabasındandır. Babası ile İstanbul'a gelmiştir. Babası İsa Hoca Aksaray'da Murad Paşa Camii imamı olup oğluna medrese tahsili verdirmiş, müderris ve kadı olmuş, İstanbul kadılığından sahn-ı seman müderrisliğine geçip 940 H.- 1533 M.'te İbn-i Kemal'in yerine müftü olmuştur. Beş sene sonra vefat ederek Eyüp'e defnedildi. Fetvaları çok en ince noktaları dahi bildirirdi.

 

 

Ali Paşa (Moldovancı)

 

On sekizinci yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından. Kastamonu;nun Daday kazası Sorkun köyündendir. Doğum tarihi belli değildir. İstanbul;a geldikten sonra Bostancı Ocağına girdi. Bostancıbaşılığa kadar yükseldi. 1762;de vezirlikle Rumeli beylerbeyliğine atandı. Daha sonra Bosna, Diyarbakır, Anadolu, Konya, Adana, Maraş beylerbeyliklerinde bulundu. 1768 Rus Seferi sırasında Bender seraskerliğinde bulundu. 1769;da Yaş muhafızlığına ve aynı yıl içinde Hotin seraskerliğine tayin edildi.

 

Ali Paşanın burada bulunduğu sırada Hotin üzerine gelen Rus kuvvetlerini mağlup etmesi şöhretini artırdı. 12 Ağustos 1769'da Yağlıkçızade'nin yerine vaziriazam ve serdar-ı ekrem oldu. Ancak Ali Paşa, Rusların tekrar taarruzları ve Hotin önündeki muvaffakiyetsizliği sebebiyle aynı sene içerisinde azl olunarak yerine Halil Paşa tayin edildi (12 Aralık 1789). Gelibolu;ya sürgün edilen Ali Paşa, 1770;te Seddülbahir muhafızlığıyla Boğaz seraskerliğine tayin edildi. 1772;de ihtiyarlığı dolayısıyla emekli edilerek Tekirdağ;a gönderildi. 1773;te burada vefat etti. Kaynaklarda Ali Paşanın çok cesur, fedakar ve gayretli bir zat olduğu yazılıdır.

 

 

HASAN RIZA BEY : (1887-1925)

 

Daday Müdafai Hukuk Cemiyetini kuranlardandır.Meşrutiyet döneminde Terakki Perver Fırkasında çalışmıştır.

 

 

MEHMET RÜŞTÜ EFENDİ : (1862-1924)

 

Milli mücadele yıllarında Ankara fetvasını onaylayanlardandır.

 

 

HULUSİ BEY :

 

 Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk 120 üyesinden biridir.

 

 

MUSTAFA ŞÜKRÜ EFENDİ :

 

 (1850-1921) Başbakan Bülent ECEVİT'in dedesidir.

 

 

FAHRİ ECEVİT :

 

 Prof.Doktor- Kastamonu Eski Milletvekili.

 

 

HÜSEYİN ÇİFTÇİ :

 

 (H.1308-M.1972) Atatürk'ün postasıdır.

 

 

HASAN TAHSİN ÇELEBİCAN :

 

(1899-1962) Jandarma Genel Komutanlığı yapmıştır.

 

 

ECEVİTLER KİMİN SÜLALESİNDEN

 

İkincisi için araştırmayı göze aldık. Kimin sülâlesinden geliyor, baba cihetinden Kastamonulu idi ama dedesi kimdi? Babası cumhuriyetçilerin adamı idi. Ya dedesi kimden yana idi? Ecevit'in babası Kastamonu milletvekilliği yapmış bir profesör, doktordu. Fahrî adını taşıyordu. Ismarlama milletvekilliği yaptığı biliniyordu. Amma tamı-tamına bilinmeyen tek şey Dr. Fahrî'nin babasının kim olduğu idi.

 

1973'ten sonra kurulan ilk hükümette saman alevî gibi parlayan cumhuriyetin temel partisinin genel başkanı üzerinde bir sürü kitablar yazıldı. Bunları inceledik, ama dedesinin adından başka bir şey bulamadık. "Ecevit Olayı" (c. 1, sh: 99)'nda sadece şu kadar bir bilgi vardı: "Büyükbabası da müderris, yani sarıklı imiş; ulemâdanmış. O da meraklıymış okumaya ve medenî cesaretiyle ün yapmış. Padişahın huzur hocasıymış. Yüksek makama arzedilecek bazı netameli sorunlardan vekil-vükelâ çekinir, 'Aman Mustafa Efendi, şunu padişaha sen sun!' diye adetâ yalvarırlarmış."

 

 

Daday'lı Mustafa Şükrü Efendi

 

Hem Kastamonulu, hem padişahın huzur hocalarından ve hem de müderris bu, Mustafa Efendi... Huzur Hocası olduktan sonra Mustafa Efendi için araştırılacak tek kaynak Ulu'l-Ulâ Mardin'in "Huzur Dersleri" idi. Bulduk bu eseri ve alfabetik sırayı takıble "K" harfine geldik. Karşımıza 'Kastamonu'lu Mustafa Şükrü Efendi çıktı: (c. 2-3, sh: 848). Hem de Dadaylı.

 

Kastamonu'ya bağlı Daday kazasında doğan Mustafa Şükrü Efendi'nin, Ecevit'in dedesi olduğu hükmü üzerinde yine dikkat etmek gerektiğinden, dedenin vefatı tarihine ait bir belge bize tam fikir vermiş ve Dr. Fahrî'nin babasının Dadaylı Mustafa Şükrü Efendi olduğunu göstermiştir.

 

Mustafa Şükrü Efendi 23 Ekim 1924'de vefat etmiştir. Vefatında geriye iki kızı ve bir oğlu kalmıştır. Refîkası İsmet Hanım da hayattaydı. İsmet Hanım da Ecevit'in babaannesi olarak tesbit edilmiştir. Ecevit'in halaları ise Rukiye ve Afîfe. Afîfe Hanım son devrede babası Mustafa Şükrü Efendi'nin bağlanan emekli maaşı ile yaşamını sürdürmüş olması kuvvetle muhtemeldir.

 

Mustafa Şükrü Efendi kendi ifadesiyle, Kastamonu Vilâyeti dahilinde Daday kazasının Gulâm köyünde doğmuştur. (Gulâm; genç, delikanlı, oğlan manâlarına geldiğinden Ecevit'e "Karaoğlan" denmesi belki de buna dayanır.)

 

Mustafa Şükrü Efendi 23 Ekim 1924'de vefat etmiştir. Şükrü Efendi Aksaray'da Horhor yakınında Hasan Alemî Mahallesi'nde Kırıktulumba Sokak'taki 24 numaralı evde vefat etti.

 

Torun daha dünyaya gelmeden dede ölmüş olduğundan birbirlerini tanımalarına imkân olamazdı. Zaten torun dedenin vefatından yedi ay sonra dünyaya gelmişti. Dedenin vefat yeri ile torununun doğum yeri ayrı semtlerdi.

 

 

ECEVİT'İN DEDESİNİN EVİ

 

Kastamonu doğumlu Ecevit, baba tarafından Kürt kökenli olduğu yönündeki iddiaları da doğruladı: "Ailem Güneydoğu'dan gelip Kastamonu Daday'a yerleşmiş. Babam Kürt kökenliymiş. Bunu yıllar sonra öğrendim. CHP Genel Sekreteriydim. Daday'a gittim. Orada mezar taşından öğrendim. Ne babam, ne dedem söylemedi. Çünkü o dönem bu önemli değildi"...

 

 

Orgeneral Nazmi Karakoç (1909 - 1980)

 

Aslen Daday'lı olan Orgeneral Nazmi Karakoç, 1909 yılında Bolu;da doğdu. 1929 yılında Piyade Asteğmen rütbesi ile Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1930 yılında Piyade Okulu'nu bitirdi. Muhtelif birliklerde Takım Komutanlığı ve Bölük Komutanlığı yaptıktan sonra 1941 yılında girdiği Harp Akademisi'ni 1944 yılında bitirerek kurmay oldu.

 

1957 yılına kadar çeşitli karargah ve birliklerde görev yaptı. 1957 yılında Tuğgeneral, 1960;da Tümgeneral, 1961;de Korgeneral ve 1967;de Orgeneralliğe yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile 1 nci Jandarma Tümen Komutan Yardımcılığı, 2 nci Ordu Harekat Başkanlığı, 28 nci Tümen Komutan Vekilliği, Tümgeneral rütbesi ile 7 nci Kolordu Komutan Vekilliği, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı, Korgeneral rütbesi ile aynı göreve devam ederek 2 nci Ordu Komutan Vekilliği görevlerinde bulundu. Orgeneral rütbesinde 2 nci Ordu Komutanı iken; 28 Ağustos 1969 tarihinde atandığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan, 30 Ağustos 1970 tarihinde emekli oldu.

 

İki çocuğu olan Orgeneral Karakoç, 21 Ocak 1980 tarihinde vefat etti ve İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

 

 

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVELİK BAKANI SAYIN MURAT BAŞESGİOĞLU

 

1955 Yılında Kastamonu&;da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İsfendiyar Bey ilkokulu, 23 Ağustos Orta Okulu ve Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi;nde tamamladı. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi;nde tamamladı.

 

Askerlik görevini Daday Askerlik Şubesi;nde şube başkanı olarak ifa etti.

 

Kastamonu Barosu;na kayıtlı olarak 7 yıl süreyle Kastamonu;da serbest avukatlık yaptı.

 

1984 yılında Anavatan Partisi;nde siyasete başladı. 18. 19. Ve 20. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Kastamonu;yu T.B.M.M. ;nde temsil etti. Anavatan Partisi Genel Merkezi;nde çeşitli görevlerde bulundu. Anavatan Partisi T.B.M.M. Grup Başkanlığı görevini yaptı.

 

28 şubat sürecinin ardından kurulan 55. Mesut YILMAZ hükümetinde, ülkedeki siyasi gerilimin arttığı kritik bir dönemde kabinenin en genç üyesi olarak 13 ay süreyle İçişleri Bakanlığı yaptı.Halen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Görevini Yürütmektedir.

 

Evli 2 çocuk babası.

 

 

Ziya GÖĞEM (1913-1981) Albay Doktordur. Hiralay Halit AKMANSÜ'nün yeyenidir.

 

Daday'ın yetiştirdiği müstesna fikir ve kalem adamlarından biri de Ziya Göğem'dir.1913 yılında İlçemizde doğan Ziya Göğem,Kastamonu Lisesini bitirdikten sonra 1937 yılında Askeri Tıbbiye den Teymen rütbesi ile diploma almıştır.1940 da yüzbaşı olmuş,Haydarpaşa Askeri Hastanesindeki görevine dahiliye asistanı olarak devam etmiştir.1945'de Erzurumda görev yapmış,1948 de Trabzon Askeri Hastanesinde göreve başlamıştır.1955 yılında bir süre Almanya'ya gönderilmiş, dönüşte İzmir'de 400 yataklı Amerikan tipi sahra hastanesini kurmuştur.1956 yılında Balıkesir'e daha sonrada Konya'ya tayin edilen Göğem,1962 yılında Erzurumdaki 1000 yataklı Mareşal Fevzi Çakmak Hastanesi başhekimliğine atanmıştır. 2 Nisan 1981 de vefat eden doktor Ziya Göğem Karacaahmetteki aile kabristanında yatmaktadır.

 

 

Pakize YELEN

 

Daday'da doğmuş,ilk öğrenimini İlçemizde yaptıktan sonra Konya Kız Öğretmen Okulu nu bitirmiştir.Ankara Gazi Terbiye Enstitüsünü bitiren Yelen,Ankara Devlet Konservatuvarına Fonatik asistanı olarak atanmıştır.10 yıl İzmir Özel Türkçe Koleji müdür yardımcılığından sonra emekli olmuştur.





Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. www.daday.bel.tr | Hukiki Şartlar | Gizlilik Politikası
Bu site Abdullah İRDEM tarafından yapılmıştır.Site Editörü:Kenan ERER